KAMUOYUNA DUYURULUR !

Cavid Memmedli 28/02/2013

24.02.2013 Tarihinde Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği olarak düzenlemiş olduğumuz Hocalı Soykırımı Konferansında Güney Azerbaycanlı bazı teşkilat mensubu soydaşlarımızdan toplantıda konuşan çok değerli Türk Ocağı Başkanımız Sayın Prof. Dr. Nedim Ünal hocamızın konuşmalarını yanlış tarafa çekerek ve ayrıca 35 Milyonluk Güney Azerbaycanlı soydaşlarımızdan kimseye söz verilmedi konularında yanlış tepki ve bilgi oluşmuştur. Konuya 2 başlık altında açıklama getirme zorunluluğu oluşmuştur.

Değerli hocamızın yaptığı konuşmada ifadeleri aynen şu şekildedir ve tamamen Hocalıya ve Karabağın işgaline gelinen süreci nerde aramamız gerektiğine vurgu yapmıştır; “Bundan tam 2 asır önce şu an için ermenistanın başkenti olan Erivanın tamamen Azerbaycan Türklüğünün kadim toprağı olduğunu, nüfusunun %90’nın Azerbaycan Türkü olduğunu, Rusyanın İranla yapmış olduğu Türkmençay Antlaşmasının 15. Maddesi gereği o topraklara Osmanlı ve İran topraklarından ermenilerin göç ettirildiğini ve bunun öncesinde orayı Türksüzleştirme politikasıyla Azerbaycan Türklerinin göç etmeye zorlayarak veya başka sebeblerle ermenilere peşkeş edilmiştir. Bugünde yine aynı siyasetin devam ettiğini, 35 Milyonluk Güney Azerbaycan bölgesinde Milli şuur ve Milli kavramın oluşmaması için ne yazık ki Güney Azerbaycanlı soydaşlarımız bazı zorluklarla vatanlarından gitmeye mecbur ediliyor veya kendi istekleriyle terkediliyorlar. Kanadaya, Amerikaya veya başka ülkelere mülteci olarak gitmekle Güney Azerbaycanı bağımsız göremeyiz, Vahid Azerbaycanı göremeyiz, Türk Dünyası Birliğini göremeyiz.” Şimdi konuşma bu şekildeyken bazı Güney Azerbaycanlı soydaşlarımızın hangi zihniyetle buna karşı geldiklerini anlamış değiliz. Oysa biz Urmu gölü kurutulmasın derken asıl nedenin orda Güney Azerbaycanlı soydaşlarımızın başka bölgelere taşınarak o bölgeyi Türksüzleştirme politikası olduğunu söylemiyormuyuz. Bu konuyu farklı taraflara çekerek sanki Türkiyede Güney Azerbaycanlı soydaşlarımız istenmiyormuş veya orda hapislerde ölmeleri gerekiyormuş gibi bir hava yaratanları ve kendi teşkilat reklamını yapmanın dışında Güney Azerbaycan Milli Harekatına hiçbir katkıda bulunmayanları, biz Vahid Azerbaycan derken halen siz Kuzeyli derneksiniz biz Güney Azerbaycan derneği kuracağız diyerek tamamen ayrıştırıcı zihniyette olanları hepimiz Azerbaycan Türkleri olarak iyi tanıyor ve biliyoruz.

Diğer bir konu 35 milyonluk Güney Azerbaycan Türklerine söz hakkı verilmedi bizdende bir temsilci konuşabilirdi diye tepkiler vardı. İnanın Eskişehirde bir dernek başkanı sözde Güney Azerbaycan bayrağıyla ilgili konuşmamızda ya siz önce kendi içinizde bu meseleleri bir halledin, birleşmeniz gerekirken neden bu kadar parçalanıyorsunuz diye sitem etmişti. Bu tepkilere karşı sözümüz şu ki oraya her kim çıkarsa çıksın, kimse memnun kalmayacaktı çünkü ne yazık ki bazı kimseler Güney Azerbaycan Milli Harekatından daha çok teşkilat reklamcılığı ve olmasını çok istediğimiz ancak şu an için var olmayan bir ülke için bayrak kavgasından öteye geçemiyorlar. 2011 yılında önemli meselemiz olan “Urmu Gölü Kurutulmasın” isimli konferansa başka bir teşkilatın bayrağı olduğu için gelmeyenlerde aynı zihniyetin sahibidirler. Oraya ne yazık ki çıkacak olan konuşmacı inanın Güney Azerbaycanı temsilen değil kendi internet sitelerinde kendi teşkilatı reklam yapmak için pozlar vererek konuşmalar yapacak ve diğerleri tarafından eleştirilecekti. Ancak biz önemli yaramız olan Hocalı Soykırımını bu tarz ucuz reklamlara ve oyunlara, daha önceki toplantı veya programlarımızda yapıldığı gibi alet edemeyiz. Bu söylenenler ve yazılanlar hepsi yaşanmış tecrübeyle ispatlanmış ve üzüntü vericidir ki orada bulunan Güney Azerbaycanlı 15’e kadar soydaşımızdan sadece belirli kesime ve teşkilata mensub olanların tepki göstermeside ayrıca her şeyi açıklar nitelikdedir. Güney Azerbaycanı ve Vahid Azerbaycanı düşünen hiçbir zihniyet ortak verilmiş kararları inkar etmez veya farklı tavırlar sergileyerek ayrımcılık yapmaz. Şunuda söylemeliyim ki bugün Güney Azerbaycan Milli harekatına mensub olarak veya o isimle sığınmacı durumunda bulunanların ne yazık ki bir çoğu Milli Kimlikden ve Milli mücadeleden uzak görüntü vermektedirler. Son olarak söylemeliyim ki Prof. Dr. Nedim Ünal hocamızın başta Azerbaycan olmak üzere, Güney Azerbaycan ve Türk Dünyası için yaptıklarını kimse tartışamaz ve haddine de değildir.

Saygılarımla,

ESKİŞEHİR AZERBAYCANLILAR DERNEĞİ BAŞKANI

Uzm. Ecz. Cavid AYDIN